Başkanlık Sistemi-5: Millet Başa Geçiyor: Tek Adamlık Yersiz Bir İddia

  • Anasayfa
  • /
  • Yazılarım
  • /
  • Başkanlık Sistemi-5: Millet Başa Geçiyor: Tek Adamlık Yersiz Bir İddia

Başkanlık Sistemi-5: Millet Başa Geçiyor: Tek Adamlık Yersiz Bir İddia

Biz millet olarak tarihimiz boyunca; bir lider ve o liderin etrafında bir araya geldiğimiz ve kenetlendiğimiz durumlarda daha iyi ve pozitif çalışmalar yapmışız.

Bu durumu, özellikle Osmanlı döneminde çok üst sevilere getirmiş olduğumuzdan uzun yıllar hayatını devam ettiren bir imparatorluk ve yüksek bir medeniyet kurmuşuz.

Özellikle Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman zamanında liderliği sistematize etmiş ve ilerleyişimizin doruk noktalarına çıkmış bir milletiz.

1600'lü yıllara gelene kadar iyi yetişmiş, ülkesine, halklarına ve milletine hizmet etmek anlamında canını dişine takmış liderlerin ve etrafındaki ekibin sahne aldığı muhteşem yüzyılların yaşandığı bir devlet ve memleketten bahsediyoruz…

Yani tarihi ve milli fıtratımız itibariyle fiilen başkanlık geleneğinden geliyoruz.

Kültürel ve tarihi yapımıza daha uygun bir pratiği olan “başkanlık sisteminin” ülkemiz ve ilerlememiz için gerekli olduğu bir gerçek.

Çok partili parlamenter sistemin uygulandığı son 70 yıl içinde ilerlemenin olduğu dönemlerin tek partili iktidar yıllarına denk gelmesi başkanlık sisteminin gerekliliğinin açık bir ispatı olsa gerek.

Milletvekili sadece yasama işlerine; bakanlar ise sadece yürütmeye bakacak…

Başkanın ve atadığı bakanlarınMeclisle ilişkisinin olmaması, yürütme erkini güçlü ve etkin kılacaktır.

Diğer bir ifadeyle; milletvekili tamamıyla yasama işine, meclisle ilişkisi kalmayan bakanlar ise sadeceülke ve millet işlerinin yürütülmesine odaklanacak.

Diğer taraftan; milletvekili yürütmeden de tamamıyla kopuk olmayacak. Zira çok partili başkanlık, bu noktada devrede olacaktır. Bu durum, aynı zamanda milli menfaatleri gözetecek; kişisel çıkarların da önünü tıkayacaktır.

Seçilecek Cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçilmesi ve atayacağı bakanlarla beraber halktan güvenoyu alması, yürütme erkinin özgüvenini daha da artıracak ve daha güçlü kılacaktır.

Bu da sorunların çözümlenmesinde çok etkili olacaktır.

Tek adamlılık yersiz bir iddia…

Bazı kesimlerin öne sürdüğü tek adamlılık olayının olacağını düşünmüyorum.

Bu iddianın dünyadaki uygulamaları itibariyle de temeli çürüktür.

Kuvvetler ayrılığının en katı uygulandığı sistemin başkanlık olması veyürütmeyi denetlemesi, getirilen başkanlık sisteminde son derece etkin uygulanıyorolması,bu iddianın ne kadar abes olduğunun bir kanıtıdır.

Getirilen Başkanlık sisteminde “Yürütme ve Yasama”,yapılan değişiklikle birbirinden tamamıyla ayrılıyor.

Ancak bununla beraber Meclisin yürütme yani Cumhurbaşkanı ve Bakanlar üzerindeki denetimi “çok daha etkin bir şekilde” devam ediyor.

Yapılan değişiklikle Anayasa'nın 98.maddesinden “gensoru” çıkarılıyor.

Ancak, 105 ve 106.maddelerde yapılan düzenleme kapsamında gensorunun adı anılmadan Cumhurbaşkanıhem şahsen, hem göreviyle ilgili; Bakanlar ise göreviyle ilgili olarak Meclis tarafından nitelikli çoğunlukla “Yüce Divana” yargılanmak üzere gönderilebiliyor. Mevcut Anayasal düzende Cumhurbaşkanı sadece vatana ihanetten yargılanabiliyordu.

Yani hem bakanlara, hem Cumhurbaşkanınatam cezai sorumluluk getirilmiş.

Ayrıca;

  • Seçilmiş Cumhur Başkanının 5 yıl sonra milletin karşısına tekrar çıkması,
  • Seçilip seçilmemesinin tamamıyla milletin iradesine ve ortak aklına bağlı olması,
  • En fazla iki kez Cumhurbaşkanı seçilebilmesi, tek adamlılığın ne kadar yersiz, yalan, yanlış ve anlamsız olduğunu çok net bir şekilde ispat ediyor.

İdari yapı değişecek… İş bilenler iş başında olacak…

Cumhurbaşkanlığı sistemi ile güçlü bir “yürütme erki” ortaya çıktığından ve vesayet makamlarına değil doğrudan “millete” hesap verileceğinden;

  • Kamu idareleri daha etkin çalışmak zorunda kalacak,
  • Kamu idareleri arasında eşgüdüm ve işbirliği sağlanacak.
  • İş bilen ve yetenekli yöneticilerin“atanma zorunluluğu” ortaya çıkacak.
  • Cumhurbaşkanı ve Bakanlar ile kamu idareleri ve yöneticileri tarafından “vatandaş” ve “millet” merkezli politikalar ve uygulamalar geliştirilmek ve hayata geçirilmek zorunda olunacak.

Evet… Bunlar gerçekleştirilecek ki, 5 yıl sonraki seçimde tekrar milletin karşısına çıkılabilsin… Milletten tekrar güven oyu alabilsin…

Güçlü lider ve liderlikler ortaya çıkacak…

Başkanlık Sistemi, ülkemiz şartlarında milli karakterimiz gereği güçlü ve istikrarlı “yönetimlerin ve liderliklerin” ortaya çıkmasını netice verecektir.

Ancak bu noktada; ABD'de olduğu gibi parasal gücün ön planda olmadığı, kuvvetini ve karakterini üst düzey ahlak ve inancından, maddi-manevi gelişmiş karakterden ve uzmanlıktan alan şahsiyetleri vitrine koyacak bir sistem ve kültür geliştirmemiz gerekiyor. İşin bu yönünü “millet” gerçekleştirecek.

Güçlü yönetim ve istikrar neticesinde “daha güçlü bir ekonomiyi” ortaya çıkarmak çok daha kolay olacaktır.

Cumhurbaşkanı adaylarının bir veya birkaç parti tarafından gösterildiği bir sistem olacak olması, adayların tabanı temsil etmesini beraberinde getirecektir.

(01.04.2017 tarihli Milat Gazetesinde yayımlanmıştır)

Yorumlar

0 342 220 50 15 0 342 220 50 15 info@ahmetgüzel.com.tr
İncilipınar Mah. Gazimuhtar Paşa Blv. Nişantaşı Sk. Tekerekoğlu İş Mrk. Kat:4 No:94 Şehitkamil/GAZİANTEP

Tüm Hakları Saklıdır. © 2018